Ketojenik Diyetin Migren Tedavisine Etkileri

Ketojenik Diyetin Migren Tedavisine Etkileri

Migren basitçe kötü bir baş ağrısı değildir, aslında nörolojik bir hastalıktır ve yaşam kalitesini etkileyerek aşırı derecede zayıflatıcı olabilir. Migrenin yaygınlığına rağmen, iş yapan veya istenmeyen yan etkileri olmayan mevcut bir migren tedavisi seçeneği de yoktur. Migrene neyin yol açtığı tam olarak anlaşılmamıştır. Migrenin, beyin enerji eksikliğine veya antioksidan kapasiteyi aşan oksidatif stres düzeylerine bir yanıt olduğunu gösteren artan miktarda kanıt vardır. Ketojenik diyet, keton vücutlarının yükselmesine neden olan ve son zamanlarda migrenin önlenmesinde büyük umut vaat eden beyin metabolizmasını hedef alan terapötik bir girişimdir. Keton cisimleri, beyin için alternatif bir yakıt kaynağıdır ve bu nedenle glikoz metabolizması ve migrende bulunan nakilde anormallikleri atlatması olasıdır. Son araştırmalar ayrıca, migrenin temelini oluşturduğu düşünülen diğer yollara fayda sağlama potansiyeli olan keton gövdelerinin, özellikle beta-hidroksibutiratın sinyal rollerini göstermiştir.

Migren, kökeni giderek artan oranda nörolojik olarak kabul edildiğinden dolayı ketojenik diyetin bu ataklardan etkilenen insanlar için terapötik bir etkisi olabilir. Ketojenik diyet, etkilerini, vücutta ve beyinde nörolojik işlevi arttıran çoklu biyokimyasal değişiklikleri teşvik ederek çeşitli mekanizmalar yoluyla uygular. Çeşitli nörolojik bozukluklar için faydalı olan mekanizmaların bazıları migren için de etkili olabilir. Migren, Kuzey Amerika ve Batı Avrupa’daki yetişkinlerin %15’ini etkilemektedir ve dünya üzerinde önde gelen sorunlardan biridir. Türkiye’de, kadınların%22’sinde ve erkeklerin %11’inde migren görülürken, çoğu kişilerde migren, zamanla kronik bir hale gelir. Kadınlar, kısmen atak tetikleyicileri olarak değişen östrojen seviyelerinden dolayı orantısız bir şekilde etkilenir: Türkiye’de yaklaşık 18 milyon kadın migren atakları geçirir ve kadınlar, kronik migren hastalarının %75’ini oluşturur. Yetişkinlerdeki migren prevalansının aksin, çocukluk çağındaki erkekler, kızlardan daha fazla etkilenmektedir. Bunların ötesinde migren, depresyon, anksiyete ve uyku bozuklukları da dâhil olmak üzere diğer fiziksel ve psikiyatrik durumlar için de riski arttırır. Genel olarak migren, yaşam kalitesini önemli ölçüde azaltır.

Migrenin Nedenleri Nelerdir?

Migren nedenleri; bu sorunu yaşayan insanlar kadar çeşitlidir ve aynı kişi de bile nedenler değişebilir. Bazı migren nedenleri arasında diyet histaminleri, sülfatlar veya sülfitler, monosodyum glutamat (MSG), diğer katkı maddeleri, koruyucular veya barometrik basınçtaki değişiklikler bulunur. Bazı migren türleri ise akut hipoglisemi nedeniyle ortaya çıkabilir. Migreni tetikleyen besinler arasında ise alkol, peynir ve çikolata yer alır. Bu nedenle bazı insanların bunlardan kaçınması gerekebilir. Çölyak hastalığı, glüten duyarlılığı ve irritabl bağırsak hastalığı olan kişilerde migren daha yaygındır ve birçok migren hastası, glüteni diyetlerinden çıkardıktan sonra rahatlama yaşar. Glütensiz diyetlerin birçok fiziksel ve psikolojik rahatsızlığı iyileştirdiği bilinmektedir, ancak birçok insan için glütensiz kalmak da yeterli olmayabilir.

İnsülin Direnci Ve Migren Arasındaki Bağlantılar

Kan şekeri dalgalanmaları, duyarlı kişilerde migreni tetikleyebilir ve hiperinsülinemiye neden olabilir ya da migreni daha da şiddetlendirebilir. Yapılan bir araştırma, 135 migren hastasının %32’sinde metabolik sendrom ve %11’inde ise insülin direnci olduğunu (yüksek açlık insülini) göstermiştir. Bu durum, metabolik sendrom ile migren riski arasındaki bağlantının vücut ağırlığı veya kan şekeri ile değil, insülin tarafından yönlendirildiği sonucunu çıkarır. İnsülin direnci ve metabolik sendromla izlenen hipertansiyon, tip 2 diyabet ve obezite gibi sorunlar kronik migren hastalarında oldukça yaygındır. Migren sorunu yaşayan insanlar, tip 2 diyabet veya insülin direncine sahip kişilerde sıklıkla görülen, vasküler komplikasyon olan hipertansiyon (yüksek tansiyon) ve felç riski altındadır. Araştırmalar, migren hastalarının vücutta kan damarı işlevinde olumsuz değişiklikler olduğunu göstermektedir. Bu durum da migrenin, birincil bir beyin olgusundan ziyade sistemik bir hastalığın lokal tezahürü olduğunu göstermektedir

Migren, Nörolojik Bir Bozukluk Mudur?

Daha önceden de belirtildiği gibi bazı migren türlerine, vücudun farklı bölgelerinde duyusal bozukluklar, karıncalanma ve uyuşukluk eşlik eder. Migren, şiddetli baş ağrılarının aksine nörolojik olaylar olarak daha iyi bir şekilde düşünülmektedir. Ek olarak migrenin, epilepsi ile ortak birçok patolojik özelliği vardır ve çoklu anti-epileptik ilaçlar migren için de etkilidir. Migrenin arkasında ne olduğu kesin olarak bilinmemektedir ve farklı kişilerde farklı nedenler bu soruna yol açabilir. Olasılıklardan bazıları şunlardır;

  • Beyinde iltihap,
  • Beyin siniri eksitotoksisitesi,
  • Beyindeki iyon nöronal hücre zarlarının elektrokimyasal özelliklerini değiştiren iyon (elektrolit) dengesizlikleri,
  • Kan şekeri instabilitesi.

Migren ve metabolik sendrom arasındaki ilişki ile birlikte, epilepsi ve migren arasındaki benzerlikler, migren hastaları için potansiyel olarak yardımcı olabilecek ketojenik diyete işaret etmektedir. Sonuç olarak ketojenik diyetin, başarı sağladığı ilk hastalık da epilepsi sorunuydu.

Ketojenik Diyet Vücuda Ve Beyine Nasıl Müdahale Ediyor?

Ketojenik diyet sırasında karbonhidrat kısıtlaması, keton gövdeleri üretmek için yağ metabolizmasını tetikler. Bu keton cisimleri, karbonhidratların yerine geçer ve nöronlar da dâhil olmak üzere birçok hücre tipini yakıt olarak kullanır. Klasik ketojenik diyette, gıda ile birlikte alınan yağ, keton cisimlerinin üretimi için kaynaktır. Çok düşük kalorili ketojenik diyette ise keton gövdeleri yağ dokusundaki yağlardan üretilir. Bu süreç, vücudun kendi biyokimyasal liposuctionı olarak düşünülebilir. Her bir keton cismi molekülü, glikozdan daha fazla enerji üretir, ancak daha az oksidatif stres oluşturur. Böylece beyin ve kaslar, çok daha verimli bir şekilde çalışır. Keton cisimlerinin enerjik güçlendirici bu etkisi, migren hastalarında çok önemli bir rol oynar. Çünkü beyinde enerjik bir açığı vardır. Keton cisimleri aynı zamanda bir antienflamatuar etkiye sahiptir. Bu durum ayrıca önemlidir çünkü steril iltihap (mikroplardan ziyade hasarın neden olduğu iltihap), migrenlerin merkezindedir. Keton cisimleri, hem epilepside hem de migrende sık görülen nöral iltihabı hafifletir ve kortikal uyarılabilirliği, nöronların ateşlenme hızını düzenler.

Ketojenik Diyet Migrene İyi Gelir Mi?

Ketojenik diyetin, migreni azaltabileceği veya önleyebileceği makul mekanizmalar vardır. Bunlar;

  • Nöronlarda azaltılmış uyarılabilirlik,
  • Azaltılmış iltihap,
  • Uygun nöronal membran potansiyelinin restorasyonu (migren için eşik artışı),
  • Kan şekeri ve insülinde azalmış dalgalanmalar,
  • İç kulaktaki sıvı dengesi anormalliklerinin düzeltilmesi.

Yapılan bir araştırmada, bazı hastalar, kilo kaybı için ketojenik diyet uyguladıktan sonra migrenlerinin sıklığı ve ciddiyetinde önemli bir azalma olduğunu bildirdiler. Bu durum, epilepsili hastaların bildirdiği sonuçlara paraleldir. Ketojenik diyeti uzun bir süre takip etmek, temel düzeyde bazı semptomları düzeltebilir ve diyetten sonraki süreçte daha fazla karbonhidrat yemeye seçen hastaların durumları, daha önce olduğu kadar şiddetli olmayacaktır. Ayrıca bu çalışmada hastalar, aspartam, MSG, nitratlar, nitritler veya kafein gibi yaygın olan migren tetikleyicilerinden kaçınmamıştır. Bu araştırma, ketojenik diyetin migren üzerindeki umut verici bulguları olması nedeniyle daha fazla çalışmaya yol açtı. Yeni bir çalışmada, 45 denek, 1 ay boyunca çok düşük kalorili bir ketojenik diyet ve ardından 5 aylık standart düşük kalorili bir diyeti izledi. Diğer 51 denek de 6 ay boyunca standart diyeti uyguladı. Ketojenik diyet grubunda atak sıklığı, baş ağrılı gün sayısı ve kullanılan ilaç miktarı diyetin ilk ayından sonra anlamlı derecede düştü. Standart diyeti izleyen grupta, baş ağrısız gün sayısı sadece 3 ay sonra azaldı ve atak sıklığında önemli bir düşüş 6 aya kadar görülmedi.

Kaynak


Benzer Yazılar