Ketojenik diyet & sağlık
Ketojenik diyetin Diyabet üzerindeki olumlu etkileri

Ketojenik diyetin Diyabet üzerindeki olumlu etkileri

Ketojenik diyet ve şeker hastalığı (Diyabet) üzerindeki etkileri

Diyabet prevalansı (Hastalığın görülme sıklığı), dünya çapında keskin bir şekilde her geçen gün artmaktadır. Diyabetin daha iyi yönetimi için etkili stratejilerin belirlenmesi için birçok yeni çalışma yapılmıştır. Bu stratejilerden biri de insanlar ve hayvanlar üzerinde gerçekleştirildiğinde çok etkileyici sonuçlar gösteren ketojenik diyettir. Bu makalemizde, ketojenik diyetin diyabet üzerindeki olumlu etkilerini ele alıyor olacağız. Vücutta dolaşan bazı keton gövdelerine sahip olmakla beraber ketojenik diyet, kilo kaybı, HbA1c seviyelerinin iyileştirilmesi, nefropatinin tersine çevrilmesi, kardiyak sorunların düzeltilmesi ve dislipidemi tedavisi gibi sayısız faydalara sahiptir. Diyabet, kan şekeri kontrolünü etkileyen bir durumdur. Diyabet hastaları, dengeli bir şekilde vücut ağırlığını koruyarak ve sağlıklı bir diyet uygulayarak bu durumu güzel bir şekilde yönetebilirler. Ketojenik diyet, bazı hastaların kan şekerini yönetmesine yardımcı olabilecek yüksek yağ, orta derecede protein, çok az miktarda karbonhidrat barındıran bir diyet türüdür.

Ketojenik Diyet ve Diyabet İlişkisi

Ketojenik diyet, karbonhidrat alımını ciddi oranda sınırlar. Vücudu, enerji için yağları parçalamaya zorlar. Enerji amacıyla yağın kullanılması işlemine ketozis denir. Bu durum, keton ismi verilen önemli bir yakıt kaynağı üretir. Dünya Sağlık Örgütü’nün son verilerine göre, yaklaşık 366 milyon insan 2030 yılına kadar diyabete sahip olacak. Yapılan birçok çalışma, fazla kilolu olmak ve diyabet geliştirme riski arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermiştir. Uzmanlara göre, diyabetik hastaların %85’i aşırı kilolu ve %55’i ise obezdir. Kilo kaybı için, enerji alımının azaltılması ve enerji harcamasının arttırılması gerektiği iyi bilinir. Bariatrik ameliyatlar, farmakolojik kullanım ve kalori alımını azaltma gibi enerji tüketimini azaltmak amacıyla kilo kaybına ulaşmak için çeşitli müdahaleler önerilmiştir. Bununla birlikte yapılan yakın tarihli çalışmalar, obezite müdahalelerinin birçoğunun, özellikle de yağı azaltmaya odaklananlar olmak üzere uzun vadede başarısız olma eğiliminde olduğunu göstermiştir. Ancak son zamanlarda yapılan birçok çalışma ise kilolu diyabetik popülasyonda ketojenik diyetin yararlarını kanıtlamışlardır.

Ketojenik Diyetin Fizyolojik Yönü

Ketojenik diyet, çok düşük karbonhidrat barındıran bir diyet olup vücutta, keton cisimlerinin yüksek dolaşımına neden olur. Genellikle 3 günlük açlıktan sonra veya günde 20 gramdan daha az bir şekilde karbonhidrat alımına sahip olduktan sonra krebs döngüleri boyunca yağ oksidasyonu durdurulacaktır. Çünkü oksidaasetat üretiminin eksikliği sebebiyle pyruvik asidin karboksilasyonu için piruvat karboksilaz ile glukoz gerekli olmaktadır. Ayrıca merkezi sinir sistemi, bir enerji kaynağı olarak glikoz gerektirir ve böylece bir ketojenik diyeti takip etmek, asetil-CoA’nın yani keton cisimlerinin aşırı üretilmesinden elde edilen alternatif bir enerji kaynağına ihtiyaç duyulmasına neden olur. Keton gövdeleri, asetoasetat, B-hidroksibutik asit ve asetondan oluşur. Bütün bu işlem karaciğer matrisinde meydana gelir ve ketogenez olarak adlandırılır. Normal diyet altında, keton kütlelerinin konsantrasyonu, 0.3 mmol / l’den azdır ve keton kütleleri, bu glikoz konsantrasyonuna benzer bir şekilde 4 mmol / 1’e ulaşana kadar merkezi sinir sistemi tarafından bir enerji kaynağı olarak kullanılmayacaktır. Bu noktada keton gövdeleri, daha sonra tüm dokular tarafından bir enerji kaynağı olarak kullanılır. Özellikle de B-hidroksibutrik asit, asetoasetil-coA’ya dönüştürülür. Ketojenik diyeti izleyen kişilerde maksimum keton sayısı çok daha az olacaktır. Bununla birlikte, glikozun iki kaynaktan oluştuğunu da bilmek gerekir. Bunlar; glikojenik amino asitler ve gliseroldur. 

Diyabet hastalarına faydası nelerdir?

Yapılan çeşitli çalışmalar ketojenik diyetin, kilo kaybı, HbaA1c’yi azaltma, nefropatiyi tersine çevirme, kardiyak faydalar, lipit profilinin iyileştirilmesi ve hatta diyabetik nöropati ile retinopatinin tersine çevrilmesi üzerinde potansiyel faydaları olduğunu kanıtlamıştır. Ketojenik diyetin diyabet hastalığına faydaları genel olarak şunlardır;

Diyabette kilo kaybı. Kilo kaybını teşvik edici yönü.

Kilo kaybının sağlanması, özellikle de tip 2 diyabetin tedavisinde ve diyabetik komplikasyonların önlenmesinde kullanılan en eski stratejilerden biridir. Ayrıca, ketojenik diyet ve kilo kaybı arasında pozitif bir ilişki vardır. Uzmanların ketojenik diyetin ve düşük yağlı diyetin etkinliğini karşılaştıran araştırmasına göre, ketojenik diyetin zayıflama diyetinden 3 kat daha etkili olduğu görülmüştür. Buna benzer şekilde kilo kaybının sebeplerinden biri de keton cisimlerinin varlığında aşırı yağ asidi metabolizmasıdır. Ketojenik diyet uygulayarak kilo vermenin diğer bir olası nedeni, hipotalamusun neden olduğu açlığın azaltılması olabilir. Ancak keton organların, hem anoreksijenik hem de orksijenik olarak etki gösterdiği görülmüştür. Bu nedenle, keton cisimlerinin doygunluk ve iştah azaltma ile ilgili mekanizmasını belirlemek için daha fazla çalışma yapılmalıdır. Yapılan gözlemsel bir çalışma, çok düşük karbonhidrat barındıran ketojenik diyetin, laparoskopik bariatrik cerrahi için planlanan morbid obez hastalarda da etkili ve güvenli olduğunu göstermiştir. 

Ketojenik Diyet Hba1c Seviyelerini Azaltır

HbA1c seviyelerinin azaltılması, diyabet yönetiminde gerekli olan ana kılavuzlardan biridir. Sürekli düşük hba1c seviyelerine sahip olmak, diyabetik komplikasyon geliştirme riskini azaltır. Diyabette karbonhidrat kısıtlamasının faydaları iyi bir şekilde belgelenmiştir.  Yapılan histolojik çalışmalar ise gelişmiş B hücre fonksiyonlarına sebep olabilecek hiperglisemiyi stabilize ederek diyabetik durumun iyileştirilmesinde çok önemli bir etkiye sahip olduğu görüşünü desteklemiştir. Yine yakın dönemde yapılan bir çalışmaya göre ketojenik diyetin etkinliği, glikosile edilmiş hemoglobin üzerindeki düşük kalorili bir diyetten çok daha önemlidir. HbA1c seviyeleri üzerindeki bu etki, muhtemelen keton cisimlerinin glikoz metabolizmasını azaltma kabiliyetinden kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte, keton organları tarafından glukoz metabolizmasının azaltılmasının mekanizması hala araştırılmaktadır.

Ketojenik Diyet Ters Nefropatiye Sebep Olur

Nefropati, kontrolsüz diyabeti olan kişilerde ortaya çıkan yan etkilerden biridir. Hayvanlar üzerinde yapılan bir çalışma, ketojenik diyetin, daha sonraki aşamalarda böbrekleri de içeren bazı dokularda, glikoz metabolizmasını azaltan 3-betahidroksibutik asitin (3-OHB) kan seviyelerini yükselterek, diyabetik nefropatiyi tersine çevirdiğini kanıtlamıştır. Bu çalışmada, hayvanlara ketojenik diyet uygulandıktan bir hafta sonra kan şekeri normalleşmiştir. Dikkat çekici bir şekilde 2 ay içerisinde albümin ile kreatinin oranı de normale dönmüştür ve diyabetik nefropati tamamen tersine bir hal almıştır. Fonksiyonel nefropatideki bu geri dönüş, oksidatif ve diğer stres biçimlerinin neden olduğu genlerin ekspresyonunun sağlam şekilde normalleşmesi ile ilişkilidir. Yapılan yeni bir çalışmaya göre ise ketojenik diyet, kreatinin seviyesindeki artışlar, düşük kalorili seviyelere göre azalmıştır. Ayrıca, ketonların alternatif enerji tasarruflu bir yakıt olarak kullanılabileceği iyi bir şekilde tespit edilmiştir. Tüm bunlarla beraber ketojenik diyet, böbrek fonksiyonları için de oldukça faydalı olabilir.

Ketojenik Diyet Kardiyak Faydalar Sunar

Yapılan çeşitli çalışmalar, diyabetik hastalarda, kardiyovasküler hastalık riskinin arttığını göstermiştir. Diyabetteki miyokard disfonksiyonu, diyabetik kardiyommayopati, miyokard iskemisi ve hipertansiyon kombinasyonundan kaynaklanmaktadır. Genel olarak, miyokard enerjisinin %95’i mitokondriyal oksidatif metabolizmadan türetilir. Açlık ve insülin direnci ayarları sırasında, serbest yağ asitleri oksidatif metabolizma için baskın miyokard yakıtı olarak kullanılır. Sol ventrikül fonksiyonu düzeyinde miyokard yakıtı için serbest yağ asidine olan bağımlılık, kalp verimliliğinin azalmasına ve kalp yetmezliği eğiliminin artmasına neden olur. Bununla birlikte, serum keton seviyeleri arttığında, keton cisimleri miyokard enerji metabolizmasına ana katkı sağlar. Sonuç olarak, keton cisimlerindeki artış, kardiyak iş verimliliğinde artışa, miyokard kontraktilitesinde artışa yol açar ve dolayısıyla kalp yetmezliğinin insidansını ve ilerlemesini azaltacaktır.

Ketojenik Diyet Lipit Profilini İyileştirir

Diyabet hastalığının ana komplikasyonlarından biri de kardiyovasküler hastalıklardır. Dislipidemi, kardiyovasküler hastalığın risk faktörlerinden biri olarak kabul edilir. Bununla birlikte yapılan birkaç çalışma, ketojenik diyet uygulanması yoluyla lipit profilinin iyileştirildiğini göstermiştir. Yapılan çalışmaya göre ketojenik diyet uygulanmasından sonra diyabet hastalarında, düşük yoğunluklu lipoprotein seviyesi, trigliserit ve yüksek yoğunluklu lipoprotein seviyelerinde artış göstermiştir.

Kaynakçalar: NCBI | Healthline


Benzer Yazılar