Ketojenik diyet
Ketojenik diyet nedir? Ketojenik beslenme.

Ketojenik diyet nedir? Ketojenik beslenme.

Ketojenik diyet nedir sorusu son zamanlarda birçok kullanıcı tarafından sorulmaya başlandı. Besin piramidinin tamamen baş aşağı olduğu bu dönemlerde kafa karışıklıklarının olması hiç şaşırtıcı değil. Çünkü herkesin bildiği gibi, besin piramidinin en büyük kısmında tahıllar ve karbonhidratlar yer alıyordu. Peki yeni besin piramidi nasıl ve neden tamamen ters döndü, karbonhidrat grubu en az almamız gereken besin türü oldu, yağ grubu en çok tüketmemiz gereken öğeler oldu? Bu soruların yanıtlarını bu makalemizde detaylı bir şekilde ele alıyor olacağız.

Ketojenik diyet nedir?

Ketojenik diyet, aslında bir diyet değil bir beslenme çeşididir hatta yaşam biçimi olarak bile görülebilir. Ketojenik diyet, kısa süreli yapılabileceği gibi tüm yaşam boyunca uygulanabilecek bir felsefe olarak ta düşünülebilir. Çünkü ketojenik beslenme sonucunda vücudun olumlu sonuçlarını gördükçe tüm hayatınızda uygulamaya karar verebilirsiniz. Sağlıklı beslendikçe daha çok zindelik elde edebilirsiniz.

Ketojenik diyet halk arasında veya kısa adıyla keto diyet, düşük karbonhidrat diyeti olarak ta nitelendiriliyor. Ketojenik diyet başlıca makarna, ekmek, şeker gibi yüksek karbonhidrat içeren yiyeceklerden uzak durarak, kırmızı/beyaz et, toprak üstünde yetişen sebzeler, hayvansal proteinler ve sağlıklı yağları, beslenmemizin odağına koyduğumuz beslenme çeşitidir.

Aslında beslenme çeşidiniz, ketojenik diyetten bağımsız olarak, hangi diyeti yapıyor olursanız olun, sağlıklı beslenmek üzerine kurulmuş olmalı. Yıllarca sanayileştirilen gıda sektörü, paket gıdaların doğuşu, işlenmiş yağlar, hazır yiyecekler derken hayatımıza giren sağlıksız beslenme unsurları nedeniyle bozulan yeme alışkanlıklarımızı düzeltmemiz en önemli unsurdur.

Ketojenik diyeti başlıklar altında inceleyebiliriz.

  • Yüksek protein ketojenik beslenme: Genellikle beslenme oranının; %65 yağ, %35 protein, %5 karbonhidrat olduğu beslenme çeşidi,
  • Klinik ketojenik beslenme: Klinik beslenme; belirli bir gün boyunca ketojenik beslendikten sonra, belirli bir gün boyunca yüksek protein alımı. Örnek; 6 gün tamamen ketojenik beslenme, 2 gün yüksek protein.
  • Standart ketojenik beslenme: %75 yağ, %20 protein, %5 karbonhidrat. Genellikle en çok kullanılan ketojenik çeşididir.

Ketojenik diyet çalışma prensibi & Keton

Ketojenik diyet adı keto kelimesinden gelir. Ketojenik diyetin asıl amacı; vücudun keton adı verilen küçük yakıt molekülleri üretmesini sağlamaktır. Vücudumuz enerji üretebilmek için bir dizi yakıt birimi kullanır. Bu yakıtlar karbonhidratlar, yağlar ve keton’dur. Düşük karbonhidrat alımı ile birlikte vücudumuz, yeterli kan şekeri (Glikoz) bulamayınca, yakıt hücresi olarak keton moleküllerini kullanmaya başlar. Şeker gibi kanda çok hızlı parçalanan karbonhidrat alımını düşürdüğümüz zaman, karaciğer yağ moleküllerini parçalayarak keton üretir. Üretilen keton vücudun ana yakıt birimi haline gelir. Vücudumuzun keton yakması, organlarımızın, özellikle beynimizin daha kaliteli yakıt birimini kullanmasından dolayı ciddi oranda aktivite artışı sağlar. Beyin, yakıt birimi olarak direkt yağ kullanamaz. Sadece şeker molekülleri ve keton ile çalışır. Beyninize keton molekülü mü yoksa şeker molekülü mü vermek istediğinizi bir düşünün. Ketojenik beslenmenin bir sonraki seviyesi vücudun tamamen ketozis durumunda kalmasıdır, bu konuyu daha sonra ayrı bir makale ile ele alacağız.

Karbonhidrat’ların yani şeker ve nişasta türevlerinin sindirimiyle birlikte kan dolaşımına glikoz dahil olur. Ketojenik diyet, hiç karbonhidrat alınmayacağı anlamına gelmez, aksine ketojenik diyetlerde karbonhidrat alınması da gereklidir. Ancak alınan karbonhidrat seviyelerindeki artık direkt olarak kan şekerindeki glikoz miktarını da yükseltir. Standart Ketojenik beslenme planının; %75 yağ (Sağlıklı), %20 protein ve %5 karbonhidrat olduğu belirtilmektedir. Ketojenik diyet uygulanırken, günlük olarak yediğiniz tüm öğünlerin toplam miktarının %75’i sağlıklı yağlardan (Zeytin, tereyağ, badem yağ, sade yağ, hindistan cevizi yağı gibi) oluşmalıdır. %20’lik protein kısmını direkt olarak kırmızı/beyaz veya balık olarak düşünmemelisiniz. Semiz otunun 100 gramında 2 gram, mercimeğin 100 gram porsuyonunda 9 gram gibi sebzelerde de protein olduğunu unutmayın. %20’lik protein alımlarında ne kadar çok kaliteli protein alabilirseniz o kadar iyi.

Et tercihi yapılırken, hormonsuz ve dalyan ürünleri olmamasına özen göstermeye çalışın. Evet bulunması zor ve bir o kadar da pahalı biliyoruz ancak ne kadar dikkat edilirse o kadar iyi olacağı kanatindeyiz. Geri kalan %5’lik kısım sadece karbonhidrat olmalı. Karbonhidrat’lar meyvelerde, sebzelerde hatta et çeşitlerinde de yer alır.

Ketojenik diyet kimin için uygundur?

Ketojenik diyet hayatımıza yeni yeni giren bir beslenme çeşidi ve üzerinde yapılan çok fazla araştırma ve bilimsel uygulama henüz yok. Bu nedenle birçok kullanıcı tarafından tercih edilse de, birçok kullanıcı tarafından da benimsenmiyor. Bazı durumlarda ketojenik diyet tercih etmeniz, sağlığınız açısından risk teşkil edebilir. Eğer, yüksek tansiyon hastalığınız varsa, insülin direnciniz (Şeker hastalığı) varsa, emziriyor veya hamileyseniz ketojenik diyet yapmadan önce mutlaka doktorunuza danışmanızı öneriyoruz.

Ketojenik diyet ve sağlığa olumlu faydaları‘na detaylı bir makale ile mutlaka değineceğiz ancak kısaca değinmek gerekirse;

  • Kalp hastalıkları riskinin azaltılması. Ketojenik beslenme ile birlikte düşen vücut yağ oranı, artan Yüksek Yoğunluklu Lipoprotein (HDL) yani iyi kolesterol, düzene giren kan basıncı ve azalan kan şekeri değeri ile kalp ve koroner hastalıkların riskinin azaltılmasında etkin rol oynayabilir.
  • Sivilce ve deri düzensizlikleri. Azaltılan şeker miktarı ve düşen insülin seviyesi nedeniyle ciltte oluşan sivilce ve aknelerin azaltılması sağlanabilir.

Ketojenik beslenme, henüz bilimsel araştırmalarda yer almadığı gibi kesinleşen bir hastalıkların tedavilerinde kullanım yeri literatürde yoktur. Ancak kanser, beyin tümörü, epilepsi, parkinson gibi güncel tıbbın çoğu zaman tedavi edemediği hastalıklarda hasta durumunda, alternatif bir tedavi olarak düşünüldüğünde iyileşme kaydedilmesi gibi olumlu faydaları olduğu düşünülüyor. Tabi bu olumlu faydaların tamamen ketojenik beslenme ile ilgili olduğunu ortaya koyan klinik çalışmalar henüz yok.

Besin piramidinin değişimi

İlk defa besin piramidi 1970 yılında İsveç’te yayımlandı ref. 1992 yılında Amerikan Tarım Bakanlığı tarafından düzenlenerek; “Besin Rehberi Piramidi” veya “Doğru Beslenme Piramidi” olarak yayımlandı. O günlerden neredeyse hiçbir değişiklik olmadan günümüze kadar geldi.

1992 USDA Besin Piramidi.

Günümüzde doğru beslenmek için 1992 yılında bu yayımlanan Besin Rehberi Piramidini ters çevirmek yeterli oluyor. Çünkü şuan genel inanış, bol sağlıklı yağ, orta seviyede protein, çok az karbonhidrat. Yayımlanan piramide bakacak olursanız, bol bol karbonhidrat tüketimi, karbonhidrat’tan daha az sebze, meyve, hayvansal ve bitkisel protein alımı. En düşük alınması gereken gıdalar ise sağlıklı yağlar.

Harvard Üniversitesi’nin 2017 yılında yayımladığı yeni inanışa dair örnek beslenme piramidi

Genel inanış yavaş yavaş değişirken, beslenme şekillerimiz de günden güne değişiyor ve gelişiyor. Yeni yapılan bilimsel araştırmalar ref. ile tahılların ve nişasta grubunun minimum düzeyde, güneşle beslenen tüm yeşil yapraklı gıdalar, meyveler, hayvansal proteinlerin orta-derecede ve sağlıklı yağların maksimum tüketilmesi gerekliliği söz konusu. Ketojenik diyet’te ise bu piramidin bizlere gösterdiğiniz çok farklı değil.

Ketojenik beslenmeye dair tüm merak ettikleriniz için bizi takip etmeyi unutmayın.


Etiketler

Benzer Yazılar